Y. Doğan Çetinkaya MakaleFutbol Tarihi91 Sene Önce Burhan Felek’ten Futbolumuzun Sorunları

91 Sene Önce Burhan Felek’ten Futbolumuzun Sorunları

TamSaha No. 2 / Aralık 2004

by Y. Doğan Çetinkaya
301 kez okundu

Futbolumuzun sorunları gündelik hayatımızda önemli tartışma konularından biri olmaya başladı. Genellikle futbol maçları ve takımlar üzerine olan tartışmalar, uzun bir zamandır futbol aleminin kurumlarına ve ilişkilerine dair sorunlara odaklandı. Özellikle son senelerde hakemler üzerine dönen tartışmalar ve iddialar bunun en önemli göstergesi. Elbette ki, Türk futbolunun sorunları üzerine hoşbeş etmek yeni bir durum değildir. Özellikle son yirmi yıldır altyapıda görülen maddi ilerlemelerden önce, futbolun sorunları tartışmaların önemli bir boyutunu teşkil ederdi. Çamur deryası sahalar, yetersiz eğitim, spor ekipmanlarının kötülüğü, ebeveynlerin futbola yaklaşımları hep anlatılagelen, aktarılan ve hatırlanan sorunlardır.

 

Anadolu Kulübü’nden Burhanettin

Bugün olduğu gibi futbol tarihimizin ilk günleri de bu tartışmalardan, sorunlardan azade değildi. Hatta tahmin edilebileceği gibi sorunlar daha ağır ve futbolun yerleşmesinin temellerine dairdi. Bu noktada Türk spor tarihinin önemli figürlerinden birisi olan Burhan Felek’in o ilk günlerde yazdığı bir yazı dikkat çekicidir. Bilindiği gibi o günlerde Anadolu Kulübü’nden Burhanettin olarak anılan Burhan Felek basın hayatına Tasvir-i Efkar gazetesinde spor yazıları yazarak başlamış, yine zamanın önemli kulüplerinden birisi olan Anadolu Kulübü’nün de kurucusu olmuştur. Felek hem gazetecilik dünyasında hem de spor aleminde çok önemli görevler üstlenmiştir. TamSaha’nın birinci sayısında belirttiğim gibi Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kurucularından olan Burhan Felek, Türk Basın Birliği’nin de temellerini atanlar arasında yer almıştır.

 

Az Zamanda Büyük İşler

Nitekim futbol tarihimizin bu önemli isminin bundan 91 sene önce Türkiye’de futbolun sorunlarına ilgisiz kalması beklenemezdi. Felek, futbolun ve en genel anlamda sporun gelişmesi için bir takım eksikliklerin, noksanların üzerine gitmenin gerekliliğine inanmıştı. Yazıya sporun sorunları ile başlamışsa da verdiği örneklerden de anlaşıldığı üzere kafasında daha çok futbol vardı. Bu yaklaşım, spor tarihimizin ilk günlerinde spor dalları arasındaki hiyerarşinin nasıl oluşmaya başladığına dair bize bir fikir de vermektedir. Felek çok önemli eksiklikler ve sorunlar olsa da yazısının hemen başında Türk sporundaki hızlı gelişmeyi tespit etmeden de geçememiş. Örneğin yazdığına göre daha beş-on sene öncesine kadar Kadıköy’ün muhtelif çayırları ecnebi ve gayri Müslimler ile doluyken ve Türkler daha “gol” kelimesinin anlamında bihaberken, çok kısa bir süre içerisinde bu sahalar artık Osmanlı gençleri ile dolmaya başlamış. Yine ona göre göre ilk kez “gol” kelimesinin anlamına vakıf olduklarında, gol atanlardan daha büyük bir mutluluğa nail olmuşlar. Her ne kadar spor kısa bir süre içerisinde ecnebi uğraşı olmaktan çıkmış ve önemli ilerlemeler göstermiş de olsa Felek’e göre Türk sporunun ve özellikle futbolunun çok önemli sorunları varmış ve buradan hareketle yazısında sorunları maddi ve manevi eksiklikler olarak iki başlık altında toplamış. Özellikle manevi eksiklikler üzerine söyledikleri, zamanın gelişmekte olan spor anlayışını yansıtması açısından da önemlidir.

 

Maddi Eksiklikler

Burhan Felek her şeyden önce bu eksikliklere ancak değinebildiğini hepsi üzerine gidecek olsa ciltler dolusu yazmak zorunda kalacağını belirtmiş. Ona göre en önemli sorunların başında spor kurumlarının, heyetlerinin belli bir programdan yoksun olmaları gelmekteydi. Bu konuya dair bazı yazı ve düzenlemelere şahit olduğunu da ekleyen Felek, bunların hiçbirinin uygulamaya geçmediğini, bu nedenle de kanaatinin sabit olduğunu yazıyor. İkinci olarak Türkiye’de yapılan sporun bilimsel gerekliliklerinin farkında olan bir heyet de mevcut değil Felek’göre. Masaj, banyo, hıfzısıhha, spordan önce ve sonra yapılması lazım gelen hareketler vb. hususlar bilinmemekte ya da uygulanmamaktaydı. Yine örneğin futbolda nasıl bir top veya nasıl bir ayakkabı giyilmesi gerektiği de bilinen konular arasında değildi. Öyle ki, Burhan Felek sayıları binlere varan topçuların ne kadarının bu konudaki nizamın kabul ettiği tipte top ve ayakkabı giydiğini soramadan edememiş.

 

Ahalinin Yardımı

Üçüncü maddi sorun ise futbol aleminin yenilik ve ilerleme peşinde olmaması Burhan Felek’e göre. Bundan dolayı futbolun on yıldır (1903-1913) girdiği yeni biçimi kıramadığını iddia etmiş. Futbol cemiyetlerinden, heyetlerin bir ikisi dışında hiçbirinin ne belli bir yerleri ne de bir yayınları varmış o zaman. Bu da futbolun dördüncü eksiğiymiş. Felek bu konunun üç beş gencin gayretiyle çözülemeyeceğini teslim ediyor ve bunun için halkın, ahalinin yardımını gerekli görüyor. Genel tavrın aksine devlete seslenmeyen yazar, sabahtan akşama kadar kahvede oturan halkın yarın memleketi emanet edeceği gençliğe bir yardımı çok görmeyeceğini iddia ediyor. Beşinci sorun da bununla ilintiliymiş zaten: Para. Futbol aleminin genellikle parası yok tespitini yapmış Burhan Felek. Bu konuda da yine ‘çözüm halktır ve halka sporun faydaları anlatılmadan da çözülmesi zordur’ diyor. Ahaliye spor fikrinin nasıl verileceği çok önemli bir konu Felek’e göre.

Görüleceği üzere bu maddi sorunlar futbolun ilk yerleşmeye başladığı yıllarda beklenilmesi gereken problemlerdir. Fakat bunların bazıları ancak günümüzde çözüme ulaştırılmaya başlanmıştır. Örneğin adamakıllı bir kulüp yayını, çok yeni bir gelişmedir. Mali sorunlar halen en önemli madde olmasına rağmen geçmiş ile karşılaştırılamayacak ölçüde çözülmüştür. Kamuoyunun spora ilgisi futbol merkezli kalmışsa da çok büyüktür. Son yıllarda da altyapı alanında önemli bir ilerleme sağlanmıştır. Ancak Burhan Felek’in tespit ettiği eksiklikler sadece maddi değil aynı zamanda manevidir de…

 

Manevi Noksanlar: Futbol Tavla, Oyuncu Horoz Değildir

Bu manevi sorunlar dair fikirler zamanın evrensel spor anlayışı ile de benzerlikler taşıyor. Mesela her şeyden önce Türkiye’de “gaye” yoktur diyor Burhan Felek. Ona göre futbol tavla oynar gibi vakit geçirmek için oynanmaktaymış. Futbolcular o anın neşesiyle haz doluyor ya da üzüntüsüyle perişan oluyormuş sadece. Ancak o daha çok futbol oynattıranlara teessüf ediyor. Çünkü onlar oyuncuyu tıpkı horoz dövüştürür gibi çarpıştırıyorlar. Bu ortamda spor hayat kavgasına hazırlanmak, hayat iştigaliyle haşır neşir olmaktan çıkmakta. Burhan Felek futbolcuların çoğunda bu eksikliği gördüğünü ifade ediyor. Bundan dolayı da ona göre futbolda bir ilerleme olması olanaklı değil. Zira amaç hep birbirini yenmek, ancak ne yazık ki ne fen ile ne de çalışma ile ilgilenmiyor hiçbiri. Sadece bu da olsa Felek yine gayet mutlu olacakmış. Ancak olan hep bir kulübün oyuncusunu ayartmak, onu hep kuvvetsiz bırakmaya çalışarak muvaffak olmak. Yani uzun lafın kısası yenmek için kulüplerin her şeyi yapmaları ve bunun ana gaye olmasına hayıflanıyor üstad.

Bunun yanında hem futbolcularda hem de kulüplerde sebat ve azim noksan Burhan Felek’e göre. Öyle ki, bir maçta dağılıveren, çökme badireleri atlatan heyetler çok. Bunun sebebi, o kulüpleri kuranların hep yenmeyi hedeflemeleri ve metanetten yoksun olmaları. Bu gayeden yoksun futbol alemi aynı zamanda ilmi usullerden, kurallardan, her an gelişmekte olan sporun şeklinden bihaber yara göre. Ne güreşçiler, ne koşucular, ne de futbolcular çağdaş yöntemleri kifayetiyle bilmemekteymiş. Bu durumun en acıklı örneğini de Burhan Felek’e göre yine futbol oluşturmaktaymış. Futbol kurallarının cahili olmayan, nazariyesinin yabancısı olmayan kaç futbolcu var Felek merak ediyor. Hatta hakem bulmakta çok büyük zorluklarla karşılaşılmasına, bu yüzden genellikle yabancılara başvurularak hakem açığı kapatılmaya çalışılmasına kadar ileri gidiyor bu sorunlar.

 

Metanet-i Ahlakiye

Burhan Felek’in en acıklı bulduğu eksiklik ise, sporcuların yeteri kadar ahlaki metanet gösterememeleriymiş. Maçlarda rakiplere karşı alınan tavırlar, yapılan davranışlar, gösterilen tutumlar hep bu noksanlığın eseriymiş. Sporda bu alana uymayacak gaye ve maksatlara sapmamalı, sporun belli vasıtaları, usullerinden başka yollara sarılmamalı. Yazara göre, unutulmamalı ki açıklık, mertlik, incelikli davranış, yani kendi deyişiyle, nezahet-i tavır ve lisan, bir sporcunun her zaman lehinedir. Bu sorunların aşılması için spor aleminde ve elbette ki futbol da ıslahat ve yenilik gerekmekteymişş. Bu reformların ehemmiyetine vakıf olunana kadar bu konular üzerine yazmayı ve uyarmayı kendine görev addettiğini söyleyerek ve bu muzırlar kemale çevrilene kadar da bu uğraşısını sürdüreceğini belirterek bitirmiş yazısını Burhan Felek.

Anadolu Kulübü’nden Burhanettin’in belirttiği maddi eksikliklere dair zaman içerisinde önemli adımlar atıldı, bunların birçoğu tarihsel süreç içerisinde giderildi. Ama üstadın değindiği manevi eksikliklere ilişkin ne kadar yol kat ettik, bugünkü okuyucunun payına düşen bunu sorgulamak olsa gerek…