Cumhuriyet tarihinde işçileri ele almak isteyen biri öncelikle onun ortaya çıkışından işe başlamak isteyecektir. Türkiye’nin kuruluşu gibi işçi sınıfının ortaya çıkışı da elbette cumhuriyet öncesine sarkar. İmparatorluk ile cumhuriyet arasında devamlılık ya da kopuş gören tartışmanın radikal kopuşçu ucunda yer alanlar dahi bu gerçeği inkârda zorlanır. 1923 sonrasındaki kurumların, örgütlerin, fikirlerin, toplumsal sınıfların ya da tek tek insanların imparatorluğun içine uzanan kökleri vardır. Ancak diğer yandan dönemin en radikal mefhumlarından olan cumhuriyet başta olmak üzere önemli yenilikler de söz konusudur. 1923’ten sadece on yıl önce milyonlarla ifade edilebilecek “nicelikte” olan ve herhangi bir kelime ile ifadesi zor bir “nitelik” kaybına yol açmış olan gayrimüslimlerin yokluğu/imhası konusu gibi. Yani 1920’lerin ortasında bir anlamda bambaşka bir ülke söz konusudur artık. İşçi sınıfının Türkiye kurulurkenki durumu da hem bu tür devamlılıkları hem de kendi geçmişinden önemli kopuşları/eksikleri aynı anda içinde barındırır.
380