195
Günümüzden on yıl öncesine kadar çok da haksız olmayacak bir şekilde Türkiye işçi sınıfı tarihine ilişkin literatürün “sefalet”inden bahsedilirdi. 1 Kendisini çokça tekrar eden bu literatürün belli bir seviyenin üstünde kalan eserleri ne yazık ki 2000’lere kadar iki elin parmaklarını geçemiyordu. Bunun temel sebepleri olarak da daha çok iki temel neden üzerinde durulurdu. Birincisi, arşiv kaynaklarının yetersizliğiydi. Gerek devlet arşivleri gerek süreli yayınların toplumun aşağısındaki sınıfların ve toplumsal kesimlerin sesini duymaya elverişli kaynaklar olmadığı vurgulanıyordu. Zira bu kaynaklar büyük ölçüde seçkinler tarafından tutulmuştu. Ayrıca toplumun madunları kendi seslerini günümüze duyuracak kaynaklar da bırakmamışlardı.