Y. Doğan Çetinkaya MakaleFutbol Tarihi1942 Fenerbahçe Galatasaray Bayramı

1942 Fenerbahçe Galatasaray Bayramı

TamSaha No. 11 / Eylül 2005

by Y. Doğan Çetinkaya
183 kez okundu

Bu sayfalarda birçok kez lig ve kupa maçlarının dışında düzenlenen sayısız organizasyona değinme fırsatımız oldu. Türk Futbol Tarihi boyunca kulüp takımları çok farklı vesilelerle karşı karşıya gelmişlerdir. Öyle ki bu farklı organizasyonların ve maçların bir listesini hazırlamak bile büyük bir uğraş gerektirir. Çok çeşitli vesilelerle karşı karşıya gelen kulüpler kendi aralarında da farklı organizasyonlar düzenlemekten geri kalmıyorlardı. Kulüpler arasında günler veya aylar süren kupalar maçları ihdas ediliyor, kulüpler kuruluşlarını mutantan bir surette kutluyor ya da değişik zamanlarda spor bayramları kutlanıyordu. Bu sayede sadece futbolcular veya değişik branş sporcuları bir araya gelmiyor, toplumun farklı kesimleri ve meslek grupları da spor sayfalarında boy gösterebiliyorlardı. Özellikle kadınların ve farklı meslek erbabının spor sayfalarına çıkarak kamuoyunun gündemine gelmesine çeşitli vesilelerle eğilmeye devam edeceğiz.

Ancak daha önceleri de vurgulama fırsatı bulduğumuz gibi Fener-Cimbom maçlarının tadı futbol camiası için bir başkaydı. Bilmem kaç kere karşı karşıya gelen bu iki güzide kulüp 1942 senesinin baharında ortak bir spor bayramı düzenleme kararı almışlar ve futbol aleminde yaşanan tatsızlıkların yanına bir güzellik eklemişlerdir. İki ezeli rakibin düzenlemiş olduğu bu dostluk şöleni tarihin tozlu sayfalarından gün ışığına çıkarılmayı fazlasıyla hak ediyor. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren coşkuyla ve özenle kutlanan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı o zamanlarda da Türkiye’nin sembolik öneme haiz günlerinin başına gelmekteydi. Resmi kutlamaların yanında spor kulüpleri de bu günün ehemmiyetine uygun aktiviteler düzenlerlerdi. 1942 senesi içinde yaklaşık iki ay öncesinde iki kulüp arasında bu amaçla görüşmeler başlanmış ve 17 Mayıs 1942 günü Fenerbahçe stadında yapılmak üzere bir spor bayramı düzenlemesine karar verilmiştir.

 

Hazırlıklar

Senenin en muazzam spor hadisesini yapmayı önlerine koyan iki kulüp idare heyeti müşterek bir şekilde bayramın programını oluşturmaya başlamışlardır. Seyircilere bir de sürpriz müjdelenmiştir. Her iki kulüp de birinci takımlarına yeni aldıkları yeni oyuncuları takımlarına katarak en kuvvetli halleriyle sahaya çıkacaklardır. Ayrıca eski zaman efsaneleri, emektar futbolcular yani tekaütler de mazinin iddialı maçlarına bir yenisi ekleme fırsatını da bulacaklardır. Her ne kadar merkezinde futbol da olsa diğer branşlar da bu dostluk organizasyonunda ihmal edilmemiştir. Çok arzu edilmesine rağmen dört senedir karşı karşıya gelemeyen Galatasaray ve Fenerbahçe atletizm ekiplerine yarışma fırsatı da bahşedilecektir.

Bir hafta önceden basına verilen ayrıntılı program şöyleydi: İki kulübün genç oyuncuları saat 13:00’de karşı karşıya gelecekler, bu maçın akabinde saat 14:00 ile 14:30 arasında geçit resmi ve çelenk törenleri yapılacaktı. Bu tören esnasında iki kulüp adına birkaç da kelam edilecekti. Saat 3’te sırık atlama ve 800 metre yarışları, 15:00’da cirit atma ve 110 metre engelli koşusu, 15:30’da iki kulübün B futbol takımları karşılaşmaları yapılacaktı. Daha sonra 16:00’da 400 metre, 16:10’da 1500 metre, 16:15’de yüksek atlama, 16:30’da 200 metre, 16:40’da Zeki ve Nihat takımları arasında tekaütler futbol maçı, 16:55’te 3000 metre, 17:25’te 100,200,300,400 metre bayrak yarışları yapılacaktır. 17:30’da ise sıra asıl beklenen maç Fenerbahçe-Galatasaray A takımları maçına gelecektir. Bu maçın devre arasında ise mükafat töreni gerçekleştirilecektir.

Meraklı izleyiciler Fenerbahçe – Galatasaray Bayramının biletlerini farklı yerlerden temin edebileceklerdir. Organizasyonun biletleri İpek Sinemasında, Galatasaray Kulübünde, Kadıköy Altıyol ağzındaki eczanede, Fenerbahçe kulübünde sahiplerini beklemişlerdir. Bilerlere ilişkin zamanın en önemli spor dergisi olan Kırmızı-Beyaz Bayramdan önceki dört gün boyunca 14:00-17:00 arasında meraklılara bilet bulundurma sözü vermiştir.

 

Gençler Karşı Karşıya

Bu bayramın programına şöyle bir göz gezdirildiğinde spor organizasyonlarının çoğunda ortak olan öğelerle karşılaşmaktayız. Bu tür kutlama ve özel günlerde yaşlılar, gençler ve diğer branşlardan sporcular hünerlerini erken saatlerde sergilerler, daha sonra gün asıl çocuklar olan, A futbol takımlarının maçları ile sonra erer. Fenerbahçe – Galatasaray Bayramı da bu anlamda bir istisna olmamıştır. Daha önce ilan edildiği gibi bayramın ilk etkinliği olarak sahaya genç takımlar şu kadrolarla çıkmışlardır: Galatasaray; Erdoğan, Haluk, Ömer, Süleyman, Rıdvan, Özcan, Mehmet, Reha, Muzaffer (Faruk), Adnan, Recep. Fenerbahçe; Celadet, Salih (Muvaffak), Kemal, Kemal, Zihni, Fikret, Erol (Bülent), Hilmi (Erol), Dursun (Hilmi), Konuralp, Faruk. Görüldüğü üzere Fenerbahçe’nin daha fazla oyuncu denediği bu maçın ilk yarısı golsüz beraberlik ile sonuçlanmıştır.İkinci yarıda birer gol bulan takımlar sahadan dostluk bayramına yaraşır bir şekilde berabere ayrılmışlardır.

 

İhtiyar Delikanlılar Sahada

Gençler ve B takımların maçlarından sonra çok neşeli geçen ve ilgiyle izlenen Tekaütler maçına sıra gelmiştir. Bir zamanların milli takımını oluşturan ihtiyar delikanlıların maçı çok eğlenceli geçmiştir. Galatasaray’ın ihtiyarları Avni, Lütfi, Burhan, Hayri, Nihat, Fazıl, Arif, Salahattin, L. Mehmet, Muslih, Haldun olarak dizilmişlerdi. Fenerbahçenin tekaütleri ise Nedim, Kadri, Yaşar, Şekip, Ragıp, Reşat, Fazıl, Alaaddin, Sabih, Sedat, Bedri’ydi. Sarı lacivertliler ilk yarıda Bedrinin, ikinci devrede ise Alaattin’in ayağından buldukları gollerle sahadan galip ayrılmışlardır.

 

Beklenen Maç

Günün diğer aktiviteri olan atletizm yarışmaları basına göre sönük geçmiştir. Kayda değer ve bir muvaffakiyet olarak anılan dereceler Muzafferin 200 metrede 22.8’lik, Rıza Maksud’un 800 metrede 2.0.22’lik ve Eşref’in 3000 metrede yapmış olduğu 9.02.6’lık derecelerdi. Bunlar günün iyi dereceleri olarak ilgi odağı olurken diğer alanlardaki dereceler hayal kırıklığı yaramıtmıştır.

Bayramın asıl oyunu ise spor severlerce merakla beklenen A futbol takımları maçı bu müsabakalardan sonra oynanmıştır. 5000 kişinin izlediği maçın hakemliğini Sami Açıköney yapmıştır. Galatasaray Osman, Faruk, Salim, Mustafa, Enver, Eşfak, Hikmet, Arif, Cemil, Gündüz ve Gazanfer onbiriyle sahaya çıkmıştır. Fenerbahçe ise şu oyuncuları sahaya sürmüştür: Nuri, Muammer, Murat, Ömer, Ali Rıza, Aydın, K. Fikret, Naci, Melih, Esat, Halit. Başlama düdüğü ile birlikte taraflar birbirlerini yoklamaya başlarlar ve peş peşe iki gol pozisyonu yaratırlar. Maçın henüz ikinci dakikasında Melih’ten aldığı güzel bir ara pasını Naci Galatasaray kalesine sıkı bir şut ile yollar. Ancak Osman çok şık bir kurtarışla muhakkak bir golü engeller. Bu atağın hemen akabinde Galatasaray Fener kalesine çok seri bir şekilde inmiş, bu sefer de Cemil’in sert bir şutunu Nuri göz doluran bir kurtarışla çelmiştir. Galatasaray bu dakikadan sonra oyuna biraz daha ağırlığını koymuş ve 7. dakikada yine Cemil Fener kalesine tehlikeli bir şekilde yaklaşırken Murat tarafından cansiperane bir şekilde önlenmiştir. Ancak Cimbom’un bu akınları sonuç getirmekte gecikmemiş ve maçın 10. dakikasında Gazanfer topu solda indirmiş ve Nuri’nin bu sefer hatalı bir şekilde terk ettiği kaleye Cemil ve ona arkadan yetişmeye çalışan Murat ortak bir vuruşla topu sokmuşlardır.

Bu golden sonra sarı kanaryalılar biraz kendilerine gelmişlerse de 12. ve 17. dakikalardaki iki akınlarında birincisi avutla ikincisi ise korner ile neticelenerek sonuçsuz kalmıştır. Bu akınlar Galatasaray’ıb baskısını kesmeye yetmemiştir. Gündüz güzel pasıyla yine Cemil topla buluşmu ancak bu sefer Murat tam zamanında yetişmeyi başarmış ve tehlikenin büyümesini engellemiştir. Bu akından sonra Küçük Fikret Galatasaray kalesi önünde çok müsait bir pozisyonu harcamış, 33. dakikada ise Enver’in ıskaladığı bir topu boş Galatasaray kalesine Melih atamamış be böylece Fenerbahçe beraberlik şansını elinin tersiyle itmiştir. İlk devrenin geri kalan kısmı da Galatasaray hakimiyetinde geçince ilk yarı bir sıfır Cimbom’un galibiyetiyle sona ermiştir.

Sarı Lacivertliler saha iki tadilatla çıkmışlardır. Hatalı bir gol yiyen Nuri’nin yerine kaleye Sabri geçmiş, forvette de müsait bir pozisyonu harcıyan Melih’in yerine İbrahim girmiştir. Ancak bu değişiklikler pek bir işe yaramamış olacak ki Galatasaray’ın baskısı ikinci yarının başlamasıyla artarak sürmüştür. Bu baskı da semeresini vermekte gecikmemiş, Galatasaray ikinci golünü bulmuştur. Gol ilk yarıda olduğu gibi yine bir kaleci hatası neticesinde yenmiştir. Kaleye yeni geçen Sabri Arif’in sert bir şutunu kurtarmış, daha sonra topu oyuna sokmak istemiştir. Bu sırada topu oyuna sokarken acemice bir hareket yapmış ve Cemil ayağını araya sokmayı başarmıştır. Cemil’in ayağına çarpan degajman neticesinde top Gazanfer’in önüne düşmüş, o da topu boş kaleye bırakmakta zorlanmamıştır. Yani uzun lafın kısası gelen gideni aratmıştır Fener cephesinde.

 

Gelen Gideni Aratır

Bu bariz hatadan sonra Sabri’nin acemilikleri bitmek bilmemiştir. İkinci yarının 9. dakikasında Cemil sert bir şut çekmiş, bu şutu bloke etmekte zoralanan Sabri’ye şarj yaparak topu tekrar almış ancak attığı falsollu şut avuta çıkmıştır. Bu sefer Cimbomluların cömert pozisyon harcamalarını fırsat bile Fenerliler bir frikik kazanmışlar, ancak K. Firket’in ayağından bu pozisyondan yararlanamamışlardır. Bu pozisyon sonrası Cimbom’un çalışkan futbolcusu Cemil santradan aldığı topla Fener kalesine kadar inmiş ancak çektiği sert şut kale direğini yalayarak dışarıya gitmiştir. Tam bu sırada oyunu belki döndürecek nitelikte bir şut K. Fikret tarafında çekilmiş ancak kaleci Osman olağanüstü bir kurtarışla bir tehlikeyi de bertarar etmiştir. Ancak daha Osman kendine gelemen Naci güzel hareketlerle kaleye tekrar yaklaşmış ve Faruk’u “kıvırdıktan” sonra “sağ ve hava köşeyi bulan” vole bir şutla topu Galatasaray ağları ile buluşturarak takımının şeref sayısını kaydetmiştir.

Ancak bu gol Fener’i diriltmeye yetmemiş, Galatasaray akınları daha da artarak sarı kanaryalıların kalesini zorlamaya başlamıştır. Gündüz ve Hikmet’in ard arda bulduğu pozisyonlar az farklarla dışarı gitmiştir. Ancak Fener’in bu şansı fazla uzun sürmemiş ve ikinci yarının 38. dakikasında Gündüz Fener kalesine doğru yaklaşırken kaleci Sabri’yi üzerine çekmiş ve aşırtma bir plaseyle Cemil’i kale çizgisinde topla buluşturmuştur. Cemil’e sadece topu kaleye sert bir şekilde sokmak kalmıştır. Bu golden sonra çok enerji harcayan sporcular biraz yorulmuş ve maç soğumuştur. Netice itibariyle Galatasaray Fener stadından 3-1 galip ayrılmıştır.

 

Sonuç

Maçın en beğenilen isimleri Osman, Gündüz ve Salim olmuştur. Cemil ise her zaman ki gibi pozisyonları bol bol harcamasında ve artistik denilebilecek hareketlerinden dolayı eleştirilmiştir. Fenerin vasat oynayan oyuncuları arasında göze batan isim ise Murat olmuştur. Ancak elbette ki maçın kaderini çizen Fenerin iki kalecisi Nuri ve Sabri olmuştur. Yedikleri üç hatalı gol ile takımları sahadan mağlup ayrılmıştır. Organizasyon geneli itibariyle beğenilmemiştir. Hem ortaya çıkan aksaklıklar, merasimin düzensiz yapılması eleştiri konusu olmuştur. Ancak bu eleştirileri yapanların aslında unuttukları bir kaç şey vardı. Daha önceki tarihlerde çok sayıda yabancı kulüp davet edilirdi ve daha ihtişamlı kutlamalar yapılırdı. Ancak İkinci Dünya Savaşı birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmiş ve bu eleştirilerin çıktığı basını bile örneğin kaliteli kağıttan mahrum bırakmıştır. Bundan dolayı bu şartlarda güzel bir dostluk organizasyonu, ezeli rekabetin dostluk bayramına dönüştüğü bir vesile yaratılmıştır.